Sponsor

20 Nisan 2016 Çarşamba

AUZEF Öğrencilerinden Basın Açıklaması



DirenÜniversite hukuk komisyonu DirenHukuk, bugün İnsan Hakları Derneği’nde İstanbul Üniversitesi AUZEF (Açık ve Uzaktan Eğitim) öğrencilerinin okula alınmamasıyla ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamada AUZEF’li öğrencilere hiçbir gerekçe sunulmadan okula alınmadığı belirtilirken, öğrenciler, bunun özellikle devrimci demokrat öğrencilere uygulanan bir baskı politikası olduğunu ve eğitim haklarının engellendiğini, buna karşı suç duyurusunda bulunacaklarını ve direnişi örgütleyeceklerini ifade ettiler. Basın metninin okunmasıyla birlikte etkinlik sonlandırıldı.
Basın açıklamasının tam metni şöyle:



Basına ve Kamuoyuna
Hukuksuzluğun her boyutu ile karşı karşıya kaldığımız bir dönemin içindeyiz.  Ülkede hukuk hiçe sayılarak tek adamın ağzından çıkanlar hiç sorgulanmadan uygulanıyor. Üniversitelerde de bu durum çok farklı değil. Bu diktatörlüğün bir yansıması olarak; üniversitelerde rektörlerin, keyfi ve hukuksuz uygulamaları sürüyor. Üniversitelerde karar alma mekanizmaları işletilmiyor. Öğrencilerin soruşturmalarla, uzaklaştırmalarla öğrenim hakkı elinden alınıyor, Akademisyenler barış bildirisine imza attığı için okullarından uzaklaştırılıyor ve tutuklanıyor.
Geçtiğimiz günlerde bu hukuksuzluğa bir yenisi daha eklendi.
İstanbul Üniversitesi’nde AUZEF (açık ve uzaktan eğitim fakültesi) öğrencileri hiçbir gerekçe gösterilmeden okulundan uzaklaştırıldı. Bu güne kadar AUZEF( açık ve uzaktan eğitim fakültesi) öğrencileri yasal hakları olarak okullarında derse girebiliyor, yemekhaneyi ve kütüphaneyi kullanabiliyorken geçen hafta okula alınmadılar. AUZEF (uzaktan eğitim fakültesi) öğrencilerinin okulun merkez kampüs ve diğer fakültelerine alınmaması gibi fiili bir uygulama başlatılmıştır ve bu karar tüm AUZEF öğrencilerine de değil, devrimci demokrat öğrenciler seçilerek bir cezalandırma politikası olarak uygulanmaktadır.  Okula alınmayan öğrenciler, bu durumu okul yönetimine bildirmiş, ancak hiç bir tedbir alınmamıştır. Bu uzaklaştırmalar uygulamalarıyla diktatörleşen rektörlüğün talimatıyla yapıldığı için cevap da verilmeyecektir. Bu hususta ayrıca hukuki kanallara başvurulacaktır.
Keyfi bir biçimde rektörlükten gelen emir ve talimatlarla okula alınmayan AUZEF öğrencisi arkadaşlarımıza hiçbir gerekçe bildirilemedi, hiçbir resmi evrak, idari karar gösterilemedi. Okula girmek isteyen öğrenciler özel güvenlik tarafından engellenerek “bu durum sizi ilgilendirmez”, “amirimle benim aramda” gibi komik ve hiçbir resmiyet taşımayan tavırlar sergilendi. Bu tavır karşısında tutanak tutan öğrenciler bu keyfi uygulamalar hakkında dün itibariyle İstanbul Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundular.
Bu şekilde eğitim öğrenim hakkı engellenmektedir. Bu Türk Ceza Yasasına göre suçtur ve hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır. Bu suçun ortakları özel güvenlik, memur, amir ve müdürleri ile onlara talimat veren üniversite yönetimidir.
AUZEF öğrencilerinin okula alınmamaları yönünde yasal bir dayanak olmadığı gibi idari bir soruşturma veya karar da söz konusu değildir. Ayrıca çok defa özel güvenlik memur, amir ve müdürü tarafından öğrenci arkadaşlarımız hakaret ve tehditlere de maruz kalmıştır. Ülkemizde yaşanan tek adam diktatörlüğü tüm hukuku rafa kaldırmış ve bu durum toplumu bir cendereye hapsetmiştir. Her gün iş yerlerinde, fabrikalarda, okullarda, sokaklarda; artan kadın cinayetleriyle, çocukların cinsel istismar vakalarıyla, okuldan atılmalarla, hak gasplarıyla boğuşur hale geldik. Her gün bir hakkımız daha çalınıyor, biraz daha güçsüzleştiriliyoruz. İstanbul üniversitesinde son yaşadığımız özel güvenlik uygulamasıyla da eğitim hakkımız tehdit altında. 
Eğitim Öğrenim haklarına engel olan bu tutuma karşı öğrenciler mağduriyetlerini duyurmak ve bu konu hakkında kamuoyu desteğini sağlamak için bir araya geldi. Hak ihlalleri ve bu hukuksuzluğunun alenen yapılmasına karşı biz AUZEF( Açıktan ve uzaktan eğitim fakültesi) öğrencileri olarak bu durumu kabul etmeyecek ve haklarımızı kullanmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Üniversitelerde diktatörlüğünü ilan eden rektörlerin keyfi uygulamalarına karşı sesimizi duyurmaya, direnmeye devam edeceğiz.
DirenHukuk


Destekçi Kurumlar:
Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)
Emekçi Hareket Partisi Gençliği
FeminAmfi
Genç-Sen
Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF)