Sponsor

14 Nisan 2015 Salı

Seçime Giderken


Siyasi iktidarın derinleştirdiği ayrışma, kutuplaştırma, ülkenin ekonomik krizi her geçen gün daha hissedilir hale geliyor. Bin odalı sarayında ülkenin tek sahibi olmaya niyetlenen cumhurbaşkanı sürekli 400 vekil isteyerek toplumun çürümüşlüğü üzerine tek başına oturmak istiyor. AKP iktidarındaki çatlaklar ayyuka çıkıyor, yolsuzluklar inkar dahi edilmeyip seçimlerden sonraki bir tarihte konuşulması için öteleniyor. Birçok şehirde elektrikler nedensiz yere kesiliyor. Metroda insanlar dakikalarca beklemek zorunda kalıyor; bir şehrin trafiği, zamanı bir anda kaosa dönüşüyor…
 Tayyip seçim çalışmalarına aktif katılmayı elden bırakmayıp açıklamalar yapıyor;  5 saat sonra bu açıklamaları inkar edebilecek kadar akıl tutulması yaşayabiliyor. Toplumun her bir kesimine doğrudan ya da dolaylı olarak böylesi bir akıl tutulması yaşatmayı çabalıyor…

Siyasi krizin derinleştiği böylesi bir sabahta Ankara ‘da evlere yapılan polis baskınıyla devrimci, demokrat, yurtsever üniversite öğrencileri  gözaltına alınıyor. Gerekçe ise okuldaki Newroz etkinliğine katılmaları,  aynı günün sabahında yine Ankara Üniversitesi’nde satırlı öğrenciler okulda kol gezebiliyor. Satırı rektörlük tarafından alınıyor fakat öğrenci bulunamıyor. Aynı saatlerde Akdeniz Üniversitesi öğrencileri yine satırlarla ırkçı-faşist saldırıya uğruyor. Bursa’da faşistler/ırkçılar;  devrimci, demokrat, yurtsever öğrencilerin evlerine saldırıyor, taciz ediyor. Berkin Elvan’ın katillerin açıklanması talebiyle savcıyı rehin alan eylemcilere kendi meşruiyetini sarsacağından korkuğu için savcıyı dahil insan hayatını hiçe sayarak üç kişiyi katlediyor. Önümüzdeki günlerde tüm muhalif sesleri susturmak için bunları kullanabilecek aklı evvel yöneticiler ise üniversiteleri, sokakları baskı altına aldıkça iktidarının devamlılığını sürdüreceğine inanıyor…

Ekonomik ve siyasi krizin derinleştiği bir dönemde 7 Haziran’daki seçimlerin önemini daha da artırıyor. Toplumsal muhalefeti baskı altına almaya çalışan ve toplumu kutuplaştıran iktidarı geriletecek tek güç olarak HDP, bizlere umut oluyor. Yıllardır “muhalefet“ denilen siyasi partilerin bir adım bile yola kat edemediği bir dönemde, HDP tüm ezilenlerin, ötekileştirilenlerin sesiyle bizleri “yeni yaşama“ çağırıyor… Ve biz üniversiteliler olarak,  kampüslerimizde, sokaklarda "Özgür bir Yaşam, Özgür bir Üniversite" için bu mücadeleye ses veriyoruz…