Sponsor

12 Şubat 2015 Perşembe

Özgür Yaşam, Özgür Üniversite!


DirenÜniversite, bugün insanlığın yaşadığı temel sorunun kökenini kapitalizmde görür. Üretim ilişkilerinin ortaya çıkardığı, sermayenin emek üzerindeki tahakkümü, DirenÜniversite için yaşanan tüm haksızlıkların kökenidir. Bugün gelinen aşamada, yerküre üzerinde girmediği ve yaşam alanlarımızda fethetmediği en ufak bir alan bırakmayan kapitalizm, emeğin sömürüsünden öteye topyekûn canlı hayatın sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. DirenÜniversite, tüm kötülüklerin kaynağı olarak kapitalizmi işaret eder. Kapitalist paradigmanın üniversiteye izdüşümü olan “sermaye için bilim” mantığının tersine “emek cephesi için bilim” şiarını yükseltemeye, doğanın talanına dur demeye ve fırsat eşitsizliğine karşı birlite mücadeleyi yükseltmeye çağırır.

Diplomalı işsizler ordusunu büyüten kapitalizm, gençliğin geleceğini karartmaktadır. Bu haliyle bile sistem, gelecek kaygısının isyana dönüşmesinin önüne geçmek için çeşit çeşit illüzyonlar sergilemektedir. Diplomanın hükümsüzlüğünü sezen genç, “sınıf atlamak” için daha fazla çırpınmaya zorlanmaktadır. Bizlerin önüne “yükselmenin sınırı yoktur” parolasıyla konulan türlü kariyer olanakları, fiyakalı sertifikalar, eğitim sürecinin bir parçası haline getirilmiştir. Üniversiteli genç, yanı başındaki arkadaşının üzerine basarak yükselme yarışında kapitalizmin kamçısını sürekli sırtına yemektedir. Kendisini kariyerizmle var eden, yükselmeyi değer, tüketimi yaşam haline getirmiş insanlar üreten bir “paçavralaştırma mekanizmasına” dönüştürmüştür. Bunun yanında kendi öznleri olan öğrencileri, akademisyeleri, çalışanları yoksaymış, sermayedarların, hükümetin ve her nefesini sermaye adına alan rektörlerin/dekanların söz hakkını esas almıştır.

80 darbesiyle başımıza bela edilen YÖK, kafamızı nereye çevirsek bizleri gözetleyen kameraları, ücretsiz yemek yiyen öğrenciye açılan soruşturmaları, gri değil, rengarenk bir yaşam alanı isteyen öğrencilere saldıran özel güvenlikleri, haksızlığa karşı duranın karşısına dikilen polisleri getirmiştir.

Bilim, özgürlük ikliminde boy verir. Özgürlüğün olmadığı yerde bilimden söz edilemez. Hal böyleyken bilimsel üretimin önünde engel teşkil eden rakabetçi, yasakçı, tekçi, niteliksiz üretim anlayışının yerine “Özgür Yaşam, Özgür Üniversite”  parolasıyla sermayeden değil, halktan yana, ekolojik dengeyi gözeten, bilimsel, eşit, anadilde, parasız düşünsel bir üretim mekanizmasını kurmak için mücadeleye çağırır.

Gelecek ellerimizde... Özgür yaşam, özgür üniversite!