Sponsor

6 Nisan 2018 Cuma

Üniversiteliler Eylemde: Özgür Bilim Demokratik Üniversite



Üniversitelerde yaşanan yoğun saldırılara karşı DirenÜniversite Kadıköy’de eylem gerçekleştirdi.


Kadıköy’de trafik kesilerek başlanan yürüyüşte Özgür Bilim Demokratik Üniversite pankartı açıldı. “Özgür yaşam özgür üniversite”, “üniversiteler biat etmeyecek”, “faşizme karşı omuz omuza”, “AKP’ye, YÖK’e, ÖGB’ye, polise Diren Üniversite”, “Direne direne kazanacağız” sloganlarının duyulduğu yürüyüşte çevredekiler sıklıkla alkışlarıyla destek verdiler.



Akademisyen ve öğrencilere dönük saldırıların hız kazandığı bu dönemde nasıl bir üniversite istediklerinin daha fazla duyulması için bu eylemi gerçekleştirdiklerini belirten üniversiteliler, talepleri için mücadeleyi büyüteceklerinin altını çizdiler. Savaş istemediklerini belirttiği için tutuklanan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin de serbest bırakılacağını ve  onlarla mücadeleye devam edecekleri günlerin de çok yakın olduğunu söylediler.

22 Mart 2018 Perşembe

"Özgür ve Demokratik Üniversite Sınıfın Özgürleşmesiyle Mümkündür"


DirenÜniversite, Özgür Bilim Demokratik Üniversite deklarasyonunu paylaşmak üzere DİSK Genel Merkezi'nde Kani Beko ile görüştü.


DirenÜniversiteliler yayınladıkları Özgür Bilim Demokratik Üniversite deklarasyonunu DİSK ile paylaşmak için DİSK Genel Başkanı Kani Beko ile görüştü. Görüşmede üniversitelerdeki gündemin ve durumun ülke gündeminden bağımsız olmadığı, üniversitelerin iktidarın saldırılarındaki önemli hedef tahtalarından biri olduğu aktarıldı. Deklarasyon metnini yazma süreçlerini ise "Halk için, bilimden, özgürlükten, barıştan yana akademisyenler okullarından atılmaktadır. Özgürlüğü savunan öğrenciler, polis-özel güvenlik-disiplin cezaları kuşatmasıyla susturulmaya çalışılmaktadır. Gelinen noktada üniversitelerde, halktan yana bilimsel üretimden, özgürlüklerden, demokratik bir işleyişten, çalışanların iş güvencesinden söz etmek olanaksızdır. Tüm zamanlarda tartışma ve mücadele konusu olan bu sorunlar, bugün zirve yapmıştır. “Nasıl bir üniversite istiyoruz” sorusunu tekrar sormanın zamanıdır." sözleriyle açıkladılar.

1.5 saat süren görüşmede deklarasyon içeriği paylaşıldıktan sonra, üniversitelerdeki özgürleşmenin ancak tüm bileşenlerin özgürleşmesiyle birlikte olacağını, dolayısıyla DİSK'in üniversitelerdeki işçiler arasında daha çok örgütlenmesi gerektiğini, üniversitelerin özgürleşmesi için işçilerle birlikte mücadeleyi büyüteceklerinin sözünü verdiler. Kani Beko da üniversitelilere "Sözünüz sözümüzdür, talepleriniz taleplerimizdir. Biz de laik, demokratik, anadilde eğitimin olmasını istiyor ve bu mücadelede sizlerle birlikte olduğumuzu belirtiyoruz." dedi. 


25 Şubat 2018 Pazar

Özgür Bilim Demokratik Üniversite Deklarasyonu Yayınlandı


Diren Üniversite, "Özgür Bilim ve Demokratik Üniversite" deklarasyonunu İstanbul Beyoğlu’ndaki İnsan Hakları Derneği’nde yayınladı.



DirenÜniversite adına açılış konuşması yapan Ayşegül Korkut, üniversitelerin yoğun saldırı altında olduğunu ve özgürlüğün olmadığı yerde bilimin mümkün olmayacağını vurguladı. "Akademiye ve öğrenci hareketine dönük saldırıların hız kazandığı bu dönemde de, Gezi sürecinden ders çıkaran AKP, gençliğin mücadele dinamiklerini yok etmeye çalışmaktadır. Üniversitelerde özgürlük alanı bırakılmamaktadır. Yaşanan akademik kıyıma karşı üniversite içinde ses çıkaranlar bin bir zorbalıkla susturulmaya çalışılmakta, “terörist” damgasıyla itibarsızlaştırılmaktadır. Sonuç olarak eğitimin içi boşaltılarak boş bir ambar çuvalını andıracak üniversite yaratılmak istenmektedir." dedi.
Açılış konuşmasının ardından üniversitelerde yaşanan süreçlerden görüntülerin ve Barış Akademisyenleri’nin “Nasıl bir üniversite?” sorusuna verdikleri yanıtların olduğu sinevizyon gösterimi yapıldı.


“Yükseköğretim ayrıcalık değil, haktır!”, “Bilim, özgürlük ikliminde boy verir!”, “İnsan, toplum, doğa için yükseköğretim!”, “Bilimsel, katılımcı, sınavsız eğitim!”, “Üniversitelerin yönetimi, üniversite meclislerine!”, “Akademik kıyıma son! İş güvencesi, akademik özgürlüğün teminatıdır!” alt başlıklarının yer aldığı deklarasyon metnini okuyan Kübra Demir, sözlerini “Bu metin, yazıldığı, paylaşıldığı ve okunduğu sırada bilimsel üretimin gerektirdiği özgürlükler alanının oluşması için birilerinin bizlere bunu bahşetmesini beklemiyor, özgür bilim, demokratik üniversite mücadelesini büyütmeye çalışıyor olacağız. Hocalarımızın polis postallarıyla çiğnenen cübbelerini, üniversitelerimizden yükselteceğimiz özgürlük mücadelemizin bayrağı yapıp zorbalığın üzerine yürüyeceğiz.” diyerek sonlandırdı.


Deklarasyon metninin paylaşılmasının ardından söz alan ve öğrencilerle buluştuğu her alanda umut duyduğunu vurgulayan Barış Akademisyeni Prof. Dr. Beyza Üstün “Bu umut birlikte olmanın verdiği umuttur. Birlikte bilgi üretmeyi ve sorgulamayı öğrencilerimden öğrendim. Tutuklu öğrenciler için Silivri Cezaevi’nin önünde ders anlatırken özgürdük. Galatasaray Üniversitesi’ndeki tutuklu öğrenciler için yapılan basın açıklaması sırasında özgürdük. Gezi’de yanımda başka bir üniversiteden genç arkadaşımla birlikteyken özgürdüm. Kocaeli Dayanışma Akademisi’ndeki ‘Hocama Dokunma’ yazısını gördüğümüzde özgürdük. Biz özgürüz ve özgür olmaya devam edeceğiz. Israrla doğa ve topluım adına bilim üretmeye devam edeceğiz.” dedi.


Gazeteci Burcu Karakaş, Türkiyede 70 bine yakın tutuklu öğrencinin bulunduğunu, ancak öğrencilerin yaşadığı sosyal ve politik problemlerin medyada yeterince yer bulmadığını belirttiği konuşmasında “Var olan baskılara rağmen hem öğrenciler hem hocalar açısından direniş sürüyor. Herkes durduğu yerden tarihe bir söz bırakmalı, herkes kendi payına düşeni yapmalı.” dedi.


Koç Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Semih Çelik üniversitenin işlevine dair tarihsel bilgiler verdikten sonra üniversitelerde yaşadığımız sürecin sadece Türkiye’ye has olmadığını; Hindistan, Macaristan ve Britanya’daki özgür bilim ve iş güvencesi mücadelelerinden haberdar olup direnişi sınırlar ötesine taşımanın gerekliliğine vurgu yaptı.


HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ söz alarak “İçerisinde yaşadığımız betonları görmeyip üniversiteleri de betona çevirmeyi; renklerimize, zihinlerimize beton dökmeye çalışanlara karşı mücadelemiz sürüyor. Deklarasyonunuzda ifade ettiğiniz gibi postallar altında çiğnene cübbeler üniversite mücadelemizin bayrakları olacak; mücadele kazanacak, biz kazanacağız.” dedi.

21 Şubat 2018 Çarşamba

15 Aralık 2017 Cuma

Köstebek Akademisi Kazmaya Devam Ediyor...






İhraçlara ve üniversitelerin niteliksizleştirilmesine karşı, "Bize her yer üniversite" diyen üniversiteliler buluştu. Bilimsel, kültürel ve sanat alanlarında teorik, politik ve güncel akademiler gerçekleşen akademinin konusu, "Toplumsal Canlanma Anları ve Sinema" idi. Bahçeşehir Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü'nden ihraç edilen Prof. Dr. Tül Akbal ile gerçekleştirilen akademide, dünya sinema tarihinden akımlar anlatıldı.

Toplumsal dönüşümlerin gerçekleştiği dönemlerdeki karşıt sinema, bağımsız sinema ve devrimci sinema  akımları film örnekleri üzerinden konuşuldu. Sinemanın, topluma izdüşümünde değitirici-dönüştürücü rolüne vurgu yapıldı.




8 Kasım 2017 Çarşamba

"Özgürlüğümüz ve Geleceğimiz için Ayaktayız"



YÖK’ün 36. yıldönümünde Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelen üniversiteliler polis ablukasına ve üniversite yönetiminin engelleme çabalarına rağmen ana kapı önünde bir protesto eylemi yaptı. “Özgürlüğümüz ve Geleceğimiz için Gençlik Meydana” buluşmasında üniversitelilerin “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet” sloganları Beyazıt Meydanı’nda yankılandı .

İstanbul’un çeşitli üniversitelerinden öğrenciler YÖK’ün 36. yıldönümünde Beyazıt Meydanı’nda bir araya geldi. Polis ablukasına ve üniversite yönetiminin engelleme girişimlerine rağmen üniversiteliler Beyazıt’ta açıklamalarını gerçekleştirdi.
Eylem öncesi İstanbul Üniversitesi’nde fakülteler arası geçiş yasağı getirilerek öğrenciler kampüse alınmadı. Uygulamanın keyfi olduğunu söyleyen öğrenciler kapıda bekleyerek, kendilerine hiçbir gerekçe gösterilmemesine tepki gösterdi ve giriş yasağının gerekçesinin bildirilmesi talebiyle dilekçe verdi.
Buluşmada, İstanbul’un farklı üniversitelerinden öğrenciler söz alarak, üniversitenin OHAL ile birlikte gittikçe şiddetlenen baskılarla yüz yüze olduğunu ancak mücadelenin de devam ettiğini vurguladı.

İstanbul Üniversitesi’nden öğrenciler adına konuşan temsilci kampüse alınmadıklarını hatırlatarak öğrencilerin her gün benzer koşullarla yüzleştiğini söyledi. Üniversitelilerin faşist saldırılara maruz kaldığını belirten temsilci YÖK’e ve AKP’ye karşı mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Ana kapı önündeki eylem şarkılar ve sloganlarla sonlandırıldı.
Dün, bugünkü buluşmanın çağrısı için okul içerisinde duyuru yapan öğrenciler okul çıkışında ülkücülerin ve polisin saldırısına maruz kalmışlardı. Faşist saldırılara karşı, üniversiteliler eylem sonrası “Faşizme ölüm” pankartı açarak metro durağına topluca yürüdüler. 

7 Kasım 2017 Salı

"YÖK, yasaklanmış bir kelime mi?"


Mimar Sinan Üniversitesi'nde tarihsel bir değişim ve dönüşümü konu alacak akademinin afişi, içerisinde YÖK yazıyor diye engellendi.



Köstebek Akademisi, ihraçlar yoluyla akademinin niteliksizleştirilmesine ve öğrencilerle hocaların buluşmasının engellenmesi çabalarına karşı Saray'ın hedef tahtasına yerleştirdiği akademisyenlerle, yine Saray'ın hedef tahtasına yerleştirdiği toplumsal olgular ve tarih üzerine akademiler gerçekleştiriyor. Dönemin ikinci akademisi ise YÖK üzerine... Prof. Dr. Fuat Ercan'ın katılımıyla gerçekleşecek olan '6 Kasım 1981'den 6 Kasım 2017'ye: Türkiye ve YÖK'ün Değişimi' başlıklı akademinin duyuru çalışmaları sürüyor.

Bugün de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileri, etkinliği üniversite öğrencilerine duyurmak için Fındıklı Kampüsü'nde afiş astıkları sırada 'güvenlik' engeliyle karşılaştılar. Engelin gerekçesi, afişte yazılı olan 'YÖK' ismi olarak sunuldu.

YÖK'ün 'yasaklı kelimeler' arasında olmadığı biliniyor(?!)

Engellemelere karşın üniversiteliler afişlerini okul çevresine asarak duyurularını gerçekleştirdiler.




6 Kasım 2017 Pazartesi

Üniversitelilerden YÖK Eylemi


Üniversiteliler YÖK’ün kuruluşunu protesto etmek için bir araya geldi. 




12 Eylül faşizminin ürünü olan, neoliberal politikaların üniversitelere uygulanması ve üniversite gençliğinin eşit, parasız, bilimsel ve akademik mücadelesini baskılamak amacıyla kurulan YÖK, kuruluşunun 37. yılında protesto edildi.

Üniversiteliler ‘Saraya da YÖK’e de BİAT Etmeyeceğiz’ pankartıyla Kadıköy Serasker Caddesi’ni trafiğe kapatarak sloganlarla yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş sırasında sık sık "Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!", "AKP’ye YÖK’e ÖGB’ye Polise Diren Üniversite!", "Saraya YÖK’e Biat Değil İsyan", "YÖK Kalkacak Polis Gidecek" sloganları atıldı. Aynı zamanda "OHALiniz Diktatörlük, Bu Halimiz Direniş; OHAL’de Direniş!" yazılı kağıtlar dağıtılarak kuşlama eylemi yapıldı.


6 Kasım protestosunun, eylemi izleyen insanlar tarafından alkışlar ve sloganlarla desteklendiği de görüldü.




Eylemin videosu: https://youtu.be/OddXNU-vH5g

26 Ekim 2017 Perşembe

HAYDİ'den Evcil Hayvan Fuarı Protestosu


HAYDİ, Evcil Hayvan Fuarı'nda "Hayvanlar Mülk Değildir" diyerek eylem gerçekleştirdi.


Hayvanlarla  Dayanışma  İnisiyatifi (HAYDİ) bu yıl İstanbul Fuar Merkezi'nde altıncısı düzenlenen Evcil Hayvan Fuarı'nda eylem gerçekleştirdi. HAYDİ üyeleri "Hayvanlar Mülk Değildir" yazılı pankart açıp slogan atarak hayvanların alınıp satılmasını protesto etti.

Yapılan açıklamada pethoplardaki sömürüyü teşhir eden HAYDİ üyeleri hayvanların yaşam hakları için mücadele ettiklerini belirttiler.

Açıklamanın tamamı şöyle:

HAYDİ DUR DE! HAYVANLARA ÖZGÜRLÜK
Bizler üniversiteli hayvan hakları savunucularıyız. Hayvanların metalaştırılıp, yaşam alanlarını dört duvar arasına sıkıştıran mülkiyet anlayışını reddediyoruz. Özgürlüğün bütün canlılar için eşit değerde olduğunu düşünüyoruz. Petshoplardaki kafeslerin arkasındaki yaşlı gözleri görüyor, özgürlüklerini savunuyoruz.
Hayvanların; özgürlükleri, bedenleri, yaşamları üzerinde tahakküm kurmaya karşı çıkıyor, kapitalizmin yok sayan, değersizleştiren ve ezen sistemi karşısında hayvanların uğradıkları sömürü zincirini kırmak istiyor, yaşam hakları için mücadele ediyoruz.
Hayvanlar bir sektörün malzemesi olamaz. Sistemin çarkları arasında acı çeken yaşamları sen de gör ve HAYDİ dur de!
 HAYDİ(Hayvanlarla Dayanışma inisiyatifi)

Güvenlik görevlilerince durdurulmaya çalışılan eyleme çevredekilerin ilgisi yoğundu.

9 Ekim 2017 Pazartesi

Teşhir Ediyoruz: 10 Ekim Paylaşımına Saldırı


Sosyal medya hesabından 10 Ekim paylaşımı yapan arkadaşımıza İETT otobüsünde saldırı gerçekleşti.


9 Ekim Pazartesi günü Kadıköy-Pendik hattında sefer yapan 17 numaralı İETT otobüsünde yolculuk yapan arkadaşımıza sözlü saldırı gerçekleşti. 

Yolculuk esnasında cep telefonu üzerinden gündemle ilgili haberleri okuyan arkadaşımız, yanındaki bir yolcunun, telefonunun ekranına dikkatlice baktığını fark etmiş; taciz boyutunda olduğu gerekçesiyle de tepkisini yolcuya karşı dile getirmiştir. Bu tepkiyi savuşturmak amacıyla, otobüste karşı-tepki toplayabileceğini düşünerek son zamanlarda sıkça yapılan 'terörist' kılıfını uydurmuştur. Yolcu, otobüsteki diğer yolculara arkadaşımızın Twitter'dan DirenÜniversite'nin 10 Ekim çağrısını paylaştığını söylemiş ve "Terörist bu! Bakın, nasıl paylaşımlar yapıyor!" diyerek tacizini meşrulaştırmaya ve kendisine yandaş aramaya yönelmiştir. Ancak otobüsteki diğer yolcuların da verdiği tepkiyle otobüsten hızla inmek zorunda kalmıştır.

10 Ekim Ankara Katliamı'nın ikinci yıldönümünde yaşanan bu ırkçı-faşist zihniyeti teşhir ediyor ve yaşamlarını yitiren yoldaşlarımızın da yaptığı gibi bu zihniyete karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz!